Habersiz ve korkusuzdular

orxa`n_ca`n3-225x300Avrupa “seyahatinin” en önemli maçıydı. Hoca’nın tercih ettiği ilk 11 ise bombaydı.
Cenk, Kerim, Necip sahadaydı.
Gomez, Quaresma ve Olcay yedekti!
Anlaşılan, “Rotasyon rotasyon” denilince psikolojik baskıya teslim olunmuştu.
Ancak, bu da kendine güvenin dışa vurulmuş haliydi.
İstanbul’da sabah güneş, akşam yağmur vardı.
Gökyüzü belli ki başka “bir şeye” ağlıyordu.
Cenk’in golü ile ilk yarı 1-0 bitse de kötü bir futbol vardı.
Beşiktaş bu değildi. Üstelik, Avrupa yolculuğunda en önemli viraj maçında.
Maçın dakikaları akıp giderken gazetecilerin aklı İstanbul Adliyesi’ndeydi.
Tosic’in atamadığı gol, futbol zevki adına utanç vericiydi.
Beşiktaş’ın 2 kanat oyuncusunun ikisi de sol kanta dolaşıyordu.
Gazetecilerin “tutuklanma” haberi Basın Tribünü’nde bomba gibi düşerken oyuna da Quaresma giriyordu. Oğuzhan, Gökhan’a; Gökhan, Quaresma’ya, Quaresma Cenk’e; Cenk kaleciye “yüklenince”, 2. gol dantel gibi dokundu. Beşiktaş 2-0 yapmıştı.
Yağmurun akşam saatlerinde neden ağlar gibi yağdığı da ortaya çıkmıştı.
Çünkü, gazeteciler habere koşardı. Habere koşarken gerçeği ararlardı.
Gazeteciler habere koşardı.
Haber koşusunda bazen iftiralara, bazen kalleş pusulara düşerlerdi.
Ama her gün habere koşarlardı.
Bir bakın hele, kaç gazeteci al bayrağa sarılı kanlı bedenleri ile gitti bu dünyadan.
Gazeteciler her gün habere koşardı.
Bu koşuda işsiz kalırlar, hapse girerler, hain pusularda ölürlerdi..
Ama gazeteciler her gün habere koşmaya devam ederlerdi.
Gazeteciler her gün habere koşardı.
Gerçeği aramak için. Sadece gerçek için..
Gazeteciler tarihin tanıklarıydı. ‘Olana, olmadı; olmayana, oldu, görmediğine degördüm’, diyemezlerdi ki…
O zaman, ‘tarihin diğer tanıkları’ habere koşmaya devam edeceklerdi!
Başlarına geleceklerden habersiz ve korkusuz…

Neyse OC kaçar anam babam…
En kalbi muhabbetlerimle…
Ben CAN; Orhan CAN…

27 Kasım 2015 Cuma Cumhuriyet Gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir