Paris ‘düşerken’

orxa`n_ca`n3-225x300(Şenol Hoca’nın fırsatlar listesiydi)
Kalplerde acı vardı…
Çünkü, Paris’te insanlığı öldürmüşlerdi.
Hangi inanışta insan değersizdir ki..
İnsan, en kutsal varlık değil miydi?
Oysa, bütün gözyaşlarının rengi, anaların acıları aynı değil miydi?
Böyle bir ortamda nefes bile almak istemiyordu insan…
Ama “Söz konusu Beşiktaş olunca gerisi teferruat” oluyordu…
İnsanlığın ortak acısını kalbine gömüyordu insan! Çılgın “Cumartesi trafiğine”rağmen Edirne’ye daha yakın olan Olimpiyat Stadı’na gitmek! 46 biletli seyirci, gazeteciler, az sayıda güvenlik, inler ve cinler ile birlikte oynanan bir maç.. Her şeye rağmen yaşamak!
İnsanlık düşmanı teröre rağmen “Yaşasın hayat” demeli insan!
Futbol açısından Şenol Hoca’nın kadrosu bir “Fırsatlar listesiydi”!
Sonunda “Oh” demeliydiler!
Özel maç da olmasa formalarına kavuşamayacaklardı.
Günay, Serdar, Motta, Kerim, Pektemek, Milosevic, Franco… Gençlerden kaleciVeysel, Eslem, Enes, Hamza, Fatih yedek…
Aslardan Ersan ve Beck kulübede.. Hazırlık da olsa her maç ciddi bir işti! Böyle bakmalıydı hayata.
Böyle düşünmezsen, hayat da acımazdı sana.
Hem formaya hasret olacaksın hem de sahada dolaşacaksın.
Öyle olmaz işte.. Yaşam sana fırsatları pek az sunar. Gerisi insana kalmış bir şey.
Misal, Kerim “Atom Karınca” gibiyken, sen “Bezgin Bekir” gibi dolaşırsan olmaz ki!
Gol atsan da fark etmez.. Pektemek’teki durgunluk değil de küskünlük vardı!
Oysa, Franco bile yerinde duramıyordu.
Gökhan’a da bir haller olmuş, bir önce kendine gelmeli.
Q17’nin daha çok topla buluştuğu bu maçta, gençler “fırsat” yakaladılar.
Gençlerden umut vaat eden Fatih, Eslem, Enes ve Hamza A takımda denendi.
Şenol Hoca, bir ‘Futbol Öğretmeni’ olduğunu genç Fatih’i oyuna 2 dakika geç alan hakeme ve sahadan oyalanarak çıkan Necip’e attığı fırçayla bir kez daha ispat etti…
Bir gün önce “Düşük seviyeli” futbol, kalplerde ise Paris’in hüznü vardı.

16 Kasım 2015 Pazartesi Cumhuriyet Gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir