Aylık arşivler: Mart 2013

Sıradan bir gecede manşet nasıl çıkar

orhancanSıradan bir ‘Mart’ cumartesisi..
Dün plajda güneşlenecektik, bugün kar yağıyor..
Mart dediğin böyle olur!
Çünkü o, kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır..
Bu yüzden karın yağması geleneksel mart için “Flaş” değildir.
“Flaş” olan, mart ayında soğuk ve kar yağışının olmamasıdır..
Kısaca mart ayında, yaklaşık 10 gündür süren yaz havasıdır “Flaş” olan..
Bu yüzden pek şaşırmadım ‘mart’ ayının bu “Açmazına”..
Doğa gerçeğine göre mart ayı bedavadan kıyak yapmıştır, hepsi o kadar..
Sonra, “normale” dönmüştür ‘Mart’!
Kar yağması, soğuk yapması normaldir.
Mart, “Mart” olduğunu hatırlamıştır çünkü..
Dolayısıyla Beşiktaş’ın Kasımpaşa’yı yenmesi büyütülecek bir “Şey” değildir!
Sıradandır..
Sıradan olmayan şey Beşiktaş kendi taraftarı önünde Kasımpaşa’ya yenilmesidir..
O zaman “Manşet” odur, “Flaş” odur!
Bu yüzden Beşiktaş, Beşiktaş olduğunu anımsamalı ve “Normale” dönmeliydi İnönü’de!
Her ne kadar Kasımpaşa ilk gölü atsa da İnönü’de sıradan bir gün yaşanmalıydı.
Tıpkı, havada kavis çizerek Kasımpaşa ağlarına takılan Olcay’ın golü gibi..
Oysa bu gece, “Flaş” bir haber duymak istemiyordu Beşiktaşlı..
Sıradan bir gece olsun, yeter ve artardı!
İnönü’de Kasımpaşa 2. golü atarak bir kez daha “Flaş” habere imza attı..

Beşiktaş’ın sorunu, BEŞİKTAŞ olduğunu unutmasıdır!
Şayet, bir gün Beşiktaş isminin ne kadar büyük olduğunun gerçekten farkında olan 1 hocaya, 18 oyuncuya ve birkaç yöneticiye  sahip olursa böyle bir sorunu olmayacaktır!!
İşte o zaman Beşiktaş taraftarı geceyi mutlu bitirecektir..
‘Feda’ oldu bu gece ‘Veda..’
Evet, Beşiktaş da dünyaları kaçırdı ama golü Beşiktaş attı, golleri ise Kasımpaşa..!
3. golü de buldu Kasımpaşalılar..
Mart unutmuştu “Mart” olduğunu hatırladı, Beşiktaş hala Beşiktaş olduğunu hatırlamadı..
Yazık!

94. DAKİKADA ŞU OLDU

Ve sıradan bir gecede MANŞET ÇIKTI..
“Kasımpaşa, Beşiktaş’ı kendi seyircisinin önünde 3-1 yendi!!”

Şöyle bir cümle yazmalıyım ama..
‘Beşiktaş olduğunu unutan Beşiktaşlı oyuncular ve idarecileri (Hocası yöneticisi) Kasımpaşa’ya güneşli bir hafta 15 gün sunmuşlardır. Kasımpaşalı oyuncular milli maç arasıyla birlikte 15 gün süreyle diledikleri gibi güneşlenebilirler..’

Oysa Beşiktaş ne yapmalıydı, Beşiktaş olduğunu hatırlayarak, kar ve yağmur olarak yağmalı, fırtına hatta kasırga olarak esmeliydi..
Nerdeee..

Daha önce yazdım çok kızdılar bana..
Şimdi bir daha yazıyorum..
“Dedim dedim inanmadınız” fıkrası ile “Yalancı Bahar yaşıyoruz bilader” cümlelerini anımsatıyorum ilgililere..
NOTLAR:
“Kitap aklın santraforudur..”,
“Hayatta en çok ‘Kitabı’ sevdim”,
“Tribün kitap oku..”

Bunlar entelektüel boyutu olan Beşiktaş taraftarının astığı pankartlardan bazıları!
Saygı duymak lazım..
Cenk’in yediği 2 golde de hatası vardı..
İkinci yarı Cenk’in yaptıklarını yazmak bile istemiyorum arkadaş..
Bu sene bu kadar basit gol yiyen takım görmedim ben.
Kasımpaşa ilk yarı 3. “Flaş”ını da yazıyordu vallahi..
Bu arada, biri Kasımpaşa taraftarına küfür etmemek gerektiğini öğretmesi lazım..
Misafir olup da bu kadar küfür etmek, nasıl bir “Hayat anlayışıdır” ki..
Almeida oyuna girer girmez kafasını topla buluşturdu ama, top da gitti direkle buluştu!

Beşiktaş’ı seyretmek için yerleştiği Bodrum’dan her maça gelen gazeteci Olay Tan’ın bu kadar kızgın görmemiştim hiç..
“Bu sene bir daha gelirsemmm..!!” dedi ve gitti..
Halbuki, maçın başında kafama “tak” diye bir şey atılmıştı..
Bu bir leblebi poşetiydi(!)
“Atanınnnn..” diyerek hışımla arkamı döndüğümde Olay’ın gülen yüzünü görmüştüm!
Zafer gecesi yaşamak için gelmişti Bodrum’dan..
Söylenerek terk etti İnönü’yü..

Unutmadan yazmalıyım Kasımpaşalı oyuncuların kılıç yarası almış gibi yerde kıvrandıktan sonra “dirilmeleri” görülmeye değerdi doğrusu..
Çok para kazanırlar çook..
Misal, TV dizelerinde “Yerde kıvranma” ve “Gerektiği kadar yattıktan sonra dirilme” rolü..
Fernandes’i durdurabilmek için sürekli sarılan Kasımpaşalılara müsamaha gösteren bir Cüneyt Çakır vardı..
Besbelli İngilizlerden sonra sıra Beşiktaş’ta idi..
Doğrusu İngiltere’deki olaydan sonra pek hoşgörülü olmuş adam..
Sanki sinirleri alınmış mübareğin..

Son olarak,
Kulağımda Müslüm Baba’nın sesiyle can verdiği şarkının mısraları var:
“Allah öldürür dünyadan alır
Sen beni öldürdün hayatta bıraktın..”
Bu gece de öldürdüler Siyah-Beyaz sevdalılarını ve dünyada bıraktılar..!!

“Cehennem ateşi ahirette olur
Sen beni dünyada ateşe attın..”
Yaktılar bu dünyada taraftarı yine bu gece..

Burası da benden yöneticilere..
“Vicdanının sesini dinle bak ne diyor
Senin için bir can, bir can gidiyor..”

Şimdi “yöneticilerin” sıkılmadan yapacakları açıklamalara bakın hele!
Neyse OC kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..

Geceler güzeldir her zaman

orhancanKorkar mı insan geceden
Çekinir mi hiç?
Geceler güzeldir her zaman.
Geceler nahoştur her akşam.
Belki de tek düzedir hayat..

Güneş dalıp uykuya daldı mı hayat
Ne riyakarlık ne çirkinlik..
Ne güzellik ne de insanlık
Ol güzellik ve çirkinlik
tek renktir halbuki..

Ey beyefendiler hanfendiler..
Köprü altında sıkıştırınca biri sizi
yalvar mısınız gece vakti..
Ey sarhoşlar!
Güzel gözükmez mi size
koyu karalıkta çirkin bir kadın..
Ey dertli kocalar ve eşler!
Şirin gözükmez mi loş ışıkta kaynananız..
Ey çapkın baylar!
Güzellere çirkin olmaz mı karanlıkta
Ey işçi kardeş!
Korkmaz mı ormanların kralı
arslanlar bu saatte..
Kağıttan aslanlar tir tirdir şimdi..
Gerçek aslan senin unutma..!

Geceler hortlakların cinlerinmiş..
Onlar,
gündüzleri dolaşırlar halbuki..
Geceler,
korkanların korkusudur unutma..!!
Geceler tek renktir..
Geceler birdir..
Ve geceler güzeldir aslında..

Her şey geceleri ayarlanıyorsa.
Huzur(!) dolaysa o vakitler
Fırtına öncesi sakinlik gibi..
Hiç unutma,
Her gecenin bir sabanı olduğunu..

Gecelerden korkma..
“En duygusal en romantik”
Büyük inancınla yaklaş..
Gör,
geceler nefretle doludur bil!
Gökyüzü kadar sakin
Yıldızlar kadar yalnızsan eğer..
bak da sevin..
gün doğacak birazdan..

Geceler korkulu
geceler hayın mı?
Ben geceleri severim..
Ah ah!
karanlık sonrası aydınlıktır o.
Ve karanlıklar güzeldir aslında..

25-1-1986
Orhan Can

Sevdanın gülleri açmış oy..

Sevdanın gülleri açmış oy!
Hasretlik bir yanda
sen bir yanda.
Gökyüzü ne kadar berrak
Yıldızlar ne kadar acımasız
O bakışlar karar sevda
Sevdalı kızlar türkü söyler
Sen gel
Gel bana..
Ne de çok şey biliyorum
Sensiz
Yapamıyorum..!!
Orhan Can..

Vallahi iyisin diyorlar, ben inanmıyorum ya..

Cahil bilgisizliği de çöktü bu gece!orhancan

“İnsan kadere zenginken değil yoksulken inanır..”
“Feda” yılı diyerek nasıl sonuç alınırsa alınsın kendileri için opsiyon aldılar ya.
Biz de “He” diyoruz işte..
Yani, yoksulken kadere inanıyoruz..
“Yalancı Bahar”la mutlu oluyoruz işte..

Trabzon-Beşiktaş maçını seyrederken, “Acaba yanlış mı açtım?” diye düşündüm.
Çünkü, halı sahada oynaması gereken iki takım yanlışlıkla Avni Aker’e çıkmışlardı her halde!
Bu sene her iki takım da Allah’tan Avrupa’da yok.. Maazallah..!!
Gazetede ne zaman görsem sorarım ben sevgili Mehmet Aycan abiye “İyi misin” diye..
Şöyle yanıt verir bana hep:
“Vallahi, iyisin iyisin diyorlar. Ben inanmıyorum ya..”
Ben de hep kahkahayı atarım bu yanıt karşısında..

Hani Beşiktaş’ın yağcıları da “Beşiktaş süper, iyi oynuyor filan” diyorlar ya..
Bu cevap onun özetidir..
Göz var izan var kardeşim..
“İzan” anlama yeteneğidir..

Bu sözü bilmeyip cahil bilgisizliği ile yanlış söyleyenler,
Göz var “Nizam” var”.. der
Nizam’ın sözlük anlamı, “Sıra, dizi, düzen, dizilmiş olan şey, sıralanmış. İcaba göre yapılan kanun. Bir kaideye dayanarak tertip olunan esas”tır..
Bakın, bu maçta cahil bilgisizliği ile söylenen söz bir kez daha duvara toslamıştır!

Aslında bu maçı seyredenler için ana fikir, “Göz var İZAN var”dır..

Cahil bilgisizliğinin ürettiği “Göz var NİZAM var kardeşim..”e göre, oyuncuların bir kanuna göre dizilişi olmalıdır.. Bir “Şekle” göre oynamalıdırlar!
De ki bu söyleyiş doğru olsun!
Söyleyin Allah aşkına; bu maçın bir anlamı, bir kanuna göre dizilişi mi vardı..!?
Cahil bilgisizliği de çöktü bu gece..

90 dakika boyunca anlamsız bir diziliş..
Olumlu düşünenler ve felsefeyi sevenler “Anlamsızlığın anlam olduğu bir gece..” desin!

Size geçen hafta “Bu tip maçlar bir ölçü değildir” demiştim..
Sonucu Beşiktaş taraftarı için bayram olsa da ölçü değildir..

Bu geceki maç ölçüdür BÜYÜK TAKIM İÇİN..
Dağılmış bir Trabzon karşısında oynanan oyun ölçüdür..
Unutmayın, Kasımpaşa maçı da BÜYÜK ÖLÇÜ olarak beklemektedir Beşiktaş karşısında!

Bu hafta daha fazla dayanamayacağım galiba..
Bırakın OC kaçsın bu gece de..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..

Ha bu arada, biri bana,
“Türkiye’nin başkenti neresi” diye sorsa “Tabii ki İnönü Stadı..” diye yanıtlarım..

Senin için değil güzelim..

Şafak,
Bak şafak atıyor.
Güneş,
Bak güneş doğuyor.
Sıcak,
Ölüm,
Ölüm kol geziyor.
Bak güneş batıyor.
Karanlık örtüyor tülünü..
Sen hala korkar mısın karanlıktan?
Benden uzaktasın biliyorum.

Güneşe varmak,
Ateşler içinde yanmak
Susuz kalmak
Aç yatmak
Ölümle pençeleşmek
Ve
Acılar çekmek
senin için..
Üstelik de parasız pulsuz.
Her gün cefadayım zaten.

Senin için değil güzelim
Yaşamak için
Yaşamak..!!

Orhan Can
Aralık 1986

Sevdanın gülleri açmış oy!

Sevdanın gülleri açmış oy!
Hasretlik bir yanda
sen bir yanda.
Gökyüzü ne kadar berrak
Yıldızlar ne kadar acımasız
O bakışlar karar sevda
Sevdalı kızlar türkü söyler
Sen gel
Gel bana..
Ne de çok şey biliyorum
Sensiz
Yapamıyorum..!!
Orhan Can..

Sevmek..

orhancanSevmek delicesine
İnsanlığı sevmek gibi
Ve sen,
Seni düşünmek
Bozkırda koşmak gibi.
Gökkuşağı kadar renkli
Deli bir ırmak kadar
soluksuz
Uykusuz kalmak.
Aşk gibi.
Ve çıldırmak geceler boyu
Ve seni düşünmek
sevdalı bir bulut gibi.
Dolaşıp durmak yani
beni sevdiğini bilerek.

Orhan Can
6-5-1990

Sonunu düşünen Beşiktaşlı olamaz

orhancanBugün 03-03-2013, 3. Gol 90 artı 3, Kuruluş 1903..!!
Keskin bir soğuk altındaki İnönü saatler öncesinden dolu..
Beyaz Kelebekler Vadisi hazır mı hazır..
Besbelli polis de hazır..
Dışarıda sıktığı gazdan belli..
Biber gazı rüzgarın etkisiyle gözlerimizi yakıyor..

İnönü bu sene ilk kez bu kadar taraftarla dolup taşıyor.
Stada giremeyen binlerce Beşiktaşlı da işin cabası..
Küskün Kapalı ilk kez hınca hınç dolu..

Ve İnönü’de kalbimden bir kez daha vuruluyorum..
Sabah hayatını kaybeden Türk Halkı’nın “Müslüm Babası” unutulmuyor İnönü’de..
Vefa da Feda da bu statta bu gece..
Çarşı Grubu’nun “Çanakkale Şehidi Beşiktaşlı İbrahim Naci ruhun şad olsun” diye pankart açıyor.. İnsan sevmez mi bu duyarlı adamları yahu..
Teğmen Naci’nin hikayesini bilir misin..?
Hani Beşiktaş’tan Çanakkale’ye uzanan..
Hani 21 yaşında şehit olan..
Bir ara anlatırım ağlarsınız..!!

İnönü’de son derbi bu..
E, dalıp gidiyor insan haliyle eskilere..
“Çünkü hatıralar kuşlar gibi,
Dal ister konacak..” (x) dizeleri geliyor aklıma..
“Kadıköy’de, İnönü’de hep yenirdik eskiden..” diye bir ses duyuyorum..
Neler yaşandı bu statta neler..
Sevinçler, hüzünler, sevgiler, aşklar, zaferler..
İşte ben bu yüzden,
Muzaffer Tayip Uslu gibi Oktay Rıfat haklı diyorum..
“Hatıralar da dal istiyor, kuşlar gibi konacak..”(xx)
Maçın başlamasını beklerken,
“Abi, Tv yorumcuları yüzde 99 FB maçı alır diyorlar, sen de Beşiktaş alır desene..”
Aklıma “Sonunu düşünen Beşiktaşlı olamaz..!!” cümlesi geliyor..
“Feda” diyerek cipe binseler de..
“Feda” diyerek Quaresma’yı harcasalar da..
Büyük takımların bırak formasını, atleti sahaya çıksa galibiyete oynar!
Çünkü, büyük takımların “Yedekleri” diye bir şey yoktur..
Yedekleri çıkar ve aynı “As” oyuncuları gibi büyük oynar..!!
Yani, “Büyük Takımlar, Büyük Maçlarda Büyük Oynar..”
Bunun içindir ki bu durumlarda istatistikler yalan söyler..
Bana bir tane “Savaşılmadan kazanılmış ZAFER göstersinler”, gösteremezler..
Bu durumda 3 sonuç çıkar ortaya..
1-Yalan..
2- Kuyruklu yalan..
3- İstatistikler..
Kısaca, böyle maçların sonucunu “Yürek” söyler..
İbre kimi gösterirse göstersin.. Önemi yoktur bu maçlarda..
Kim daha yüreğiyle oynar kalbini ortaya koyarsa, son imzayı da o atar!
Bir anlık hata götürür adamı dibe vurur.. Acımazlar sonra adamı..
Çünkü, ormanda ayağı takılıp düşeni “kaparlar..”
Adam olacaksın, mücadele edeceksin.. Top oynayacaksın top..
Xxxx
MAÇTA BUNLAR OLDU:
Egemen’in, Niang’ın kafasının dirseği ile koparma çabasının 2’cisine hakem kartı bastı.
Fenerbahçe’nin ilk golü de ofsayt değildi..
Beşiktaş’ın golünü Kuyt attı..
Maçın en güzel anı ise Beşiktaş taraftarların “Aykut istifa” diye bağırmalarıydı..
Gökhan Süzen oldukça daha çok koridor olur sol taraf..
Sol açıktan sol bek yaratmaya çalışan zihniyet böylece duvara tosladı..
Hilbert ceza sahasına ortalayacağı topu, niye ‘onsekizin’ dışındaki Veli’ye kesti?
Hala çözebilmiş değilim..
Acı gerçek, top oynamadan golü buldu Beşiktaş..
Fenerbahçe’nin golden sonra geriye çekilmesi Beşiktaş’ı rahatlattı..
Aykut ilk yarı önüne gelen fırsatı kaçırdı..
58 dakika sonra Gökhan’ın bulunduğu yerin koridor olduğunu idrak etti hoca..
Emre Özkan oyuna dahil oldu..
60 dakika Veli’yi oyunda tutan hoca Oğuzhan’ı nihayet maça dahil etti!
Niang’ın durumu 2-1 yapmasıyla İnönü karnaval yerine döndü..
Beşiktaşlılar sevinci fazla uzun sürmedi ‘altıpasın’ içinde bomboş kalan Musa 2-2 yaptı..
Holosko’yla Hilbert’in ağız kavgasının en yakın şahidi Aykut Kocaman’dı..

Niang’ın şahane pasını filelere gönderdi Olçay.. 3-2 bitti maç!!
İnönü çılgınlar şehrinin sokakları gibi..
Beşiktaşlı oyuncular golden sonra sevinç yumağı oldular..
Maç biteli dakikalar oldu ne oyuncular ne de taraftar gidiyor stattan..
Kötü futbola rağmen galibiyet geldi..
Unutmayın son saniyeye kadar umudunuz bitmeyecek.
Çünkü, umut yaşamın goncasıdır..
Anka kuşunu bu yüzden ‘Kartala’ benzetirim.
Hani kendi gözyaşıyla yanan Anka Kuşu..
Sonra..
Küllerinden yeniden doğan kuş var ya o..
Sevmemin nedeni budur..

Bugün “Hatıralar kuşlar gibi konacak dal buldu..”!

Ha bir de ne oldu?
Yüzde 99 Fener alamadı maçı..
Bu işler böyledir “Tosun” yorumcular..

OC Bu gece de kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..
NOT 1:
(x)
“Çünkü hatıralar kuşlar gibi
Dal ister konacak (…)” Oktay Rıfat..
(xx)
Oktay Rıfat’ı haklı olduğunu söyleyerek onun dizelerini kullanan genç yaşta ölen şair Muzaffer Tayip Uslu alıntı yaptığı için tırnak içinde şöyle kullanıyor o güzel cümleyi:
“Hakkı varmış Oktay’ın,
Hatıralar da dal istiyor,
kuşlar gibi konacak..”

NOT 2:
Dediler ki, geçen maç yazı yazmadın..
Yazmadım çünkü, Trabzon Maçka’da koyduk kara toprağa ailemizin ağabeyini..!
O muazzam vadinin Kiremitli Köyü’nde buz gibi esen rüzgarın altında..
Sivas galibiyeti, buruk yüreğimize yeniden su verdi..

Samatya Sahili…!!

orhancanDostlarla oturduk
Işıklı mehtapta.
Sahilin
Sahilin
O korkunç sessizliğinde
Daldık hülyalar alemine.
Ufkumuzda
En acımasız aşkların
pırıltısı..
Gökyüzünde
yıldız ve mehtap.
Karşımızda
Loş ışıklarıyla
Efsanevi gemiler.
O an
O an
Önümüzde bir yengeç
Kıskançlarıyla dolaştı bu gece

Kayaların üstünde bir korku.
Ama dostlar aldırmadan
“Yakınsın, yakınsın
Belki yanı başımdasın”
diye türkü söylediler.
İşte ben o zaman
Yüreğimin en ince yerinden
Yeter be!
Yeter..
diye bağırdım.
Orhan Can
8-8-1986